eğlence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğlence etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2013 Cuma

Haftanın Fıkrası ---- Hainsin

Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş.

Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.

Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş.

Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış.

Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş.

Kaptan,
"Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru"

17 Haziran 2013 Pazartesi

Haftanın Fıkrası -- Temel ishal olunca

Temel birgün şiddetli ishal şikayetiyle hastaneye başvurmuş. Doktor Temel’ i muayene edip, ishal teşhisi koyduktan sonra hasta bakıcıya hastamızı ilgili servise götürmesini söylemiş. Hasta bakıcı Temel’ i yanlışlıkla koridorun sonundaki Psikiyatri servisine götürmüş. Aradan bir hafta geçmiş ve ilk kontrolünü yapan doktor Temel’ i psikiyatri servisinde görünce :
- Senin burada ne işin var demiş.
- Valla bilmiyorum hasta bakıcı beni buraya getirdi.
- Peki ishal durumun nasıl?
- Aynı eskisi gibi ama…
- Aması nedir?
- Ama artık kafama takmayrum daaaaa 

10 Haziran 2013 Pazartesi

Haftanın Fıkrası --- Asit

Asit

Okul fıkralarıKimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı gösterdi:
-Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum.Ne dersiniz eriyecek mi?
Nuri parmak kaldırıp cevapladı:
-Erimez, öğretmenim:
-Evet erimez, neden erimez?
-Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan

3 Haziran 2013 Pazartesi

Haftanın Fıkrsı ---- Erdoğan ile Bush

Erdoğan ile Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar… Bush, Erdoğan’a
- “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz” der. Erdoğan altta kalmaz ve karsilik olarak:
- “Bizde öyle bir teknoloji var ki, partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi
ögretiyoruz” der. Türkiye’ye döndügünde Erdoğan’ı bir düsünce alir. Danismanlarini
çagirtir ve attigi palavrayi anlatir.
- “Haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?” diye sorar. Danismanlarindan biri hemen
yanitlar:
- “Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?”
- “Hayir sormadik”
- “O halde hiç korkmayin sayın basbakanim, alin Bush’u Anitkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin. Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!!!”

26 Mayıs 2013 Pazar

Haftanın Fıkrası --- Zeybek



Temel bir arkadaşının daveti üzerine İzmir’e gitmiş. Orada arkadaşıyla dolaşırken, bir de bakmışlar ki birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgü ağır hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, arkadaşı Temel’e dönüp sormuş;
- Ne güzel oynuyorlar değil mi?
Temel dudak bükmüş;
- O kadar düşündükten sonra ben de oynarım!..

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Haftanın Fıkrası --- TELEFON ÇALDI


Kadının biri yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
Kulaklarına ne oldu”.
kadın;
Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de
telefon diye ütüyü
koydum kulağıma”.
…Doktor;
- ”Peki öteki kulağına ne oldu?”.
kadın;
- ”Lanet olası tekrar aradı”

12 Mayıs 2013 Pazar

Haftanın Fıkrası -- Oruçlu Tilki

Tilki ormanda gezerken bir ağacın dalına asılı bir geyik budu görür . Hemen yaklaşır ama sonradan şüphelenir , etrafı iyice incelediğinde anlarki bu bir tuzaktır . Biraz geriye giderek yatar ve beklemeye başlar . O sırada kurt gelir ve geyik budunu görür tabi yatan tilkiyi de . Sorar sen burda ne yapıyorsun , hiçç der tilki yatıyorum . Ama orda geyik budu var neden yemiyorsun , Oruçluyum bugün ondan yemiyorum der tilki . Bunun üzerine kurt o zaman ben yiyebilirim der , tilki tabi ne demek der . Kurtun geyik buduna saldırmasıyla tuzak olan bombanın patlaması bir olur . Kurt 10 metre öteye fırlamıştır ve kan revan içindedir . Tilki hemen gelir ve afiyetle budu yemeye başlar . Kurt kafasını zor zahmet kaldırıp lan şerefsiz hani oruçtun sen der , Tilki az önce top patladı 

5 Mayıs 2013 Pazar

Haftanın Fıkrası --- Emniyet Kemeri

Yasli bir amca eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir. 

Bunu gören trafik polisleri amcaya takilmak isterler Ve durdururlar.

Polis: Be amca, necin dakman golani ? ( Golan :Emniyet kemeri)

Amca: Dakmam be iste !

Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.

Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var.

Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi ???

Amca................ ???

Polis: Yani cezayi sana yazarsak 5 milyon odeycen,

Esege 3 milyon odeycen.

Amca: Bana kes o zaman.

Polis: Neden sana keseyoz amca?

Amca: Onun sicili temiz ossun polis yapcez onu !

21 Nisan 2013 Pazar

Haftanın Fıkrası ---- El Arabası

EL ARABASI

Deli fıkralarıDelinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.
Bunu gören doktor:
- Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.
Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!