|
Arif Nihat Asya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arif Nihat Asya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ekim 2013 Pazar
Haftanın Şiiri --- Fetih Marşı
6 Ekim 2013 Pazar
Haftanın Şiiri -- Dua
| Dua
Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allahım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma Allahım! Mahyasızdır minareler...göğü de, Kehkeşansız bırakma Allahım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allahım! Bize güç ver...cihad meydanını, Pehlivansız bırakma Allahım! Kahraman bekleyen yığınlarını, Kahramansız bırakma Allah'ım! Bilelim hasma karşı koymasını, Bizi cansız bırakma Allah'ım! Yarının yollarında yılları da, Ramazansız bırakma Allah'ım! Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü, Ya çobansız bırakma Allah'ım! Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız; Ve vatansız bırakma Allah'ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allah'ım! |
Arif Nihat Asya
|
29 Eylül 2013 Pazar
Haftanın Şiiri --- Dağlara
|
23 Eylül 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri --- Dağlar
| Dağlar
Çekmece'den Maltepe'den ileri
Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri Alem tepesine Alemdağ derler... Böyle bilmiş böyle yazmış eserler. Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz. Korka korka eteğinden öper yaz; Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz Kubbelerdir...dolaşır, aşılmaz. Tendürük'te, Kop'ta Palandöken'de Kurtların payı var gelip geçende... Ki alırlar vermek istemesen de! Dağlar var, tahtından inmeyen sultan Dağlar var, yapılmış bundan, buluttan... Dağlar var ki Bingöl, Binboğa, Süphan, Medetsiz'ler, Mor'lar, Nur'lar, Yıldız'lar; Karalar, Kızıllar, Bozlar, yağızlar... Karla dolar 'İmdat' diyen ağızlar; Yollar kesen, haraç alan dağlar var. Bolkarda çamların sakızı damlar... Ve bir yıldız düşer, tutuşur çamlar... Bir kızıl şehrâyin olur akşamlar... Tacı olan, tahtı olan dağlar var. Tüter Sarıçiçek, burcu burcudur, Akşamlar ya mor, ya turuncudur. Ve kışın dünyanın öbür ucudur... Sarkarken Cudinin karları dal dal Bağdaş kuradursun yollara Karhal! 'Ferman padişahın, dağlar bizimdir;' Dedi yerde bir kurt, gökte bir kartal. Dönmez misiniz ey yolda kalanlar; Yolcular, garipler, garip çobanlar; Allahüekberde tekbir alanlar? Ovalar, konaklar, yollar aşırı Birbirini selamlayan dağlar var. Dağlar var, batının yangınında kor... Dağlar var; adları Nemrut, Balahor... Kayışdağ kim, alemdağ kim oluyor? Lakin ufukları görünce yoksul Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul; Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi... Ki pırıltıları sularda pul pul. |
Arif Nihat Asya
|
15 Eylül 2013 Pazar
Haftann Şiiri ---- D-III
|
8 Eylül 2013 Pazar
Haftanın Şiiri --- Çocuk ve Ağaç
| Çocuk ve Ağaç
Çocuk, çok sevdi ağacı...
Verirdi ona, her kış Çiçekleri olaydı! Ağaç, çok sevdi çoçuğu... Öperdi altın saçlarından Dudakları olaydı! Ve ona öptürmek için, Eğilirdi yerlere kadar; Yanakları olaydı! Dökerdi önüne hepsini Gümüşten, altından, sedeften Oyuncakları olaydı! Ve çoçuk gittikten sonra, Böyle kalır mıydı ağaç? Ne olurdu onun da Bacakları olaydı, Ayakları olaydı! |
Arif Nihat Asya
|
1 Eylül 2013 Pazar
Haftanın Şiiri --- Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor
| Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor!
Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzğar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? Destanını yapmış,kasideye kanmış. Bir el ki; ahretten uzanmış, Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler! Öpelim temizse dudaklarımız, Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız. Rüzğarını kesmesin gövdeler Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler. Geri gitsin alkışlar geri, Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri! Ona oğullardan,analardan dilekler yeter, Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin, Gel süngülü yiğit alkışlasınlar Şimdi sen söyle söz senin. Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzğar bekliyor! Destanı öksüz,sükutu derin meçhul askerin; Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? ... |
Arif Nihat Asya
|
26 Ağustos 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri -- Bayrak
19 Ağustos 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri -- Başörtüsü
|
11 Ağustos 2013 Pazar
Haftanın şiiri --- Ayak İzleri
|
4 Ağustos 2013 Pazar
Haftanın Şiiri --- Anne
30 Temmuz 2013 Salı
Haftanın Şiiri --- Alparslan 2
|
Alparslan-II
Torunlarım dört yana, kol kol, gitsin;
Malazgird'den İstanbul'a yol gitsin! Gelip sana çarpan gücü, yavaştan Anlamazsa, haritadan sil, gitsin! Şehidlerim, Tanrı'ya, al al, gitsin, Yaralıma su verene bal gitsin! Taclarını bir şey sanan gururlar Tahtlı gelip, taclı gelip kul gitsin! Fakat, harb bu: kalmak da var, ölmek de; Esir olup kalmaktansa öl, gitsin! Şehidlerim uçmağa, al al, gitsin, Yaralıma su verene bal gitsin! Çekilirmiş gibi davran merkezde İki yandan sağ yürüsün, sol gitsin! Olsa da son saatin son dakkası, Senden aman dileyeni sal, gitsin! Şehidlerim, Allah'a, al al, gitsin, Yaralıma su verene bal gitsin! Ve gönlünden kopup, bize bir yaprak, Bir tomurcuk gönderene gül gitsin. Düğünlerde tadı gelsin barışın: Kızlarıma duvak gitsin, tel gitsin! Şehidlerim Huzura, al al, gitsin, Yaralıma su verene bal gitsin! |
Arif Nihat Asya
|
22 Temmuz 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri --- Ağrı
| AĞRI
Bir âbide istersen eğer, Ağrı'ya git!
Yükseklerden gelen büyük çağrıya git! Çıkmışken yolcu, Ağrı'nın zirvesine, Dönmek ne demek? Kanatlanıp Tanrı'ya git! |
Arif Nihat Asya
|
14 Temmuz 2013 Pazar
Haftanın Şiiri ---- Ağıt ağıt
Gokruh 04:53 Arif Nihat Asya, Haftanın şiiri, Hürriyet, istiklal, kale sahası, milliyetçi, vatan No comments
| AğıtAğıt
Ağlayın, parmakları nur
Sularından kınalı kızlarım Ağlasın Meraga göklerinden Meraga'ya bakıp yıldızlarım Yollara Kürşadlar uzanmış ölü Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü Yiğitlerim uyur gurbet ellerde Kimi Semerkant'ta bekler beni Kimi Caber'de Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok Ben nasıl varım? Ağla ey Tanrı dağlarından İndirilmiş Tanrım Şu yakın suların Kolu neden bükülmez Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin Benden doğar, bana dökülmez? Ben ki ateşle konuşurdum.selle konuşurdum İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum ''Sangaryos''u ''Sakarya'' yapan ''İkonyom''u ''Konya'' yapan Dille konuşurdum |
Arif Nihat Asya
|
10 Temmuz 2013 Çarşamba
Haftanın Şiiri --- Dua
| Dua
Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allahım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma Allahım! Mahyasızdır minareler...göğü de, Kehkeşansız bırakma Allahım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allahım! Bize güç ver...cihad meydanını, Pehlivansız bırakma Allahım! Kahraman bekleyen yığınlarını, Kahramansız bırakma Allah'ım! Bilelim hasma karşı koymasını, Bizi cansız bırakma Allah'ım! Yarının yollarında yılları da, Ramazansız bırakma Allah'ım! Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü, Ya çobansız bırakma Allah'ım! Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız; Ve vatansız bırakma Allah'ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allah'ım! |
Arif Nihat Asya
|
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri --- Fetih Marşı
| FETİH MARŞI Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle sûrun dişleri sökülecek! Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın? Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden Senin de destanını okuyalım ezberden Haberin yok gibidir taşıdığın değerden Elde sensin, dilde sen; gönüldesin, baştasın Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini! Göster: kabaran sular nasıl yıkar bendini! Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini! Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın; Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın Bu kitaplar Fâtih'tir, Selim'dir, Süleyman'dır; Şu mihrab Sinânüddin, şu minâre Sinân'dır; Haydi, artık uyuyan destanını uyandır! Bilmem, neden gündelik işlerle telâştasın Kızım, sen de Fâtihler doğuracak yaştasın! Delikanlım! işaret aldığın gün atandan! Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan! Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan'dan! Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin! Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın! Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın? Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! |
Arif Nihat Asya
|
18 Şubat 2013 Pazartesi
Haftanın Şiiri --- Kanatlar
KANATLAR
Seni günlerce beklemekten mi?
Yine yoldan geyik geyik sekişin
Gün sönerken mi,ay batarken mi?
Söyle:Memnun musun uzaklardaYuvan aydın gönülcüğün şen mi?
Yine kalsın mı, dizlerimde başın
Yine koynumda can çekişsen mi...
Kim sorar,ey hayat,kim düşünür
Ki vakit geç mi yoksa erken mi?
Söyle:Memnun musun uzaklarda
Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
Gökte kanatlar bizimdi...bilmezdik
Bu hafiflik kanat mı yelken mi;
Anlamaz,anlamazdık Allahım
Böyle yekpare can mıyız ten mi?
Söyle:Memnun musun uzaklarda
Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
Bilemem:Gizli gizli'gel'dediğin
Başka bir aşina mıdır,ben mi;
Kadehinden mi sarhoşum hala
Kadehlerinden mi?
Söyle:Memnun musun uzaklarda
Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
Arif Nihat Asya
10 Şubat 2013 Pazar
Haftanın Şiiri -- Mavi
MAVİ
Kayıklarla kayıkçılar
Dalgıçlarla balıkçılar
Bilirsin:ne ister,deniz!
Kendini bu isteklerin:
Yelkenlerin küreklerin
Altına seriver, deniz!
Balıkların,kandillerin
Ne varsa olsun ellerin
Bana mavini ver deniz!
ARİF NİHAT ASYA






