Kurulus hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurulus hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2015 Pazar

Kuruluş Hikayeleri 3 " Los Galacticos" Real Madrid FC



    Real Madrid öğrenciler ve akademisyenlerin 1897 yılında sky futbol kulubune kadar uzanmaktadır. Daha sonra bu klub 1900 de football de Madrid ve Club Espanol de Madrid olarak ıkıye bolunmustür .Bu kluplerden Espanol de Madrid 1902 yılında ıkiye ayrılmıs ve 6 Mart 1902 yılında Madrid Futbol Kulubu kurulmustur.Kurulduktan 3 yıl sonra İspanya Kupası Finalinde ilk Şampiyonlugunu yasamıstır. 4 Ocak 1906 da kurulan İspanya Krallığı Futbol Federasyonu Kurucularının basında gelmektedir.1920 yılında kral XIII. Alfonso tarafından " Real " ( ispanyada kralıyet anlamına geliyor) unvanı verilmiş ve Real Madrid FC olarak değişmiştir.

           Kulubun ilk arması beyaz ton üzerin Madrid Club de Futbol un kısaltılması olan MCF harlerinin üst üste yazılmasından. olusan basit bir arma idi. daha sonra arma üzerinde yapılan ilk değişiklik 1908 yılında olmustur, daha sonraki değişiklik ise kral Alfonsonun kulube verdiği Real adından sonra olmustur armaya kralıyet tacı eklenmistir .daha sonraki değişiklik ise 1931 de onarşik düzenin yıkılmasıyla kralıyetle ilgili göstergeler cıkarılmıstır 1941 yılında ise iç savas sırasında ise Real ve armadaki kralıyet tacı tekrar armaya konmustur. 2014de ise sadece Birleşik Arap Emirliklerindeolmak kaydıyla  halkın tepkisinden cekindikleri için kralıyet tacı armadan kaldırılmıstır. Kurulusunda renkleri Lacivert - Beyaz olan takım sonraki yıllarda Eflatunuda alarak Eflatun -Beyaz  olmustur. 
                Maçlarını 1947de açılan Santiago Barnebeu da oynamaktadır stadın kapasıtesi açıldıgı zaman 120 bin kapasitesi olan stad günümüzde UEFA standartları çerçevesinde 81 bin kişiye düsürülmüstür.Real'in en büyük taraftar grubu Ultras Sur'dur. Bu grubun siyasi duruşu aşırı sağcı olarak bilinir. Ultras Sur, SS Lazio'nun yine kendisi gibi aşırı sağcı bir taraftar grubu olan Irriducibili ile kardeştir. Bu taraftar grupları futbolculara karşı ırkçı tutumlarıyla da tanınır



           1929 da kurulan İspanya futbol liginde Real Madrid son maçta Athletic Bilbao'ya yenilerek Barcelonanın ardından ikinci olmustur İlk lig sampiyonlugunu ise 1931- 1932 sexonunda yasamıstır ertesi yıl ise hem ligi hemde kral kupasını muzesine göturmustur . 1945 yılında baskan olan Santiago Bernebeu Yeste ilk iş olarak İç Savaş sırasında zarar gören Ciudad Deportiva yı yenilemiş ve kulubu Santiago Bernebau Stadına tasımıstır. 


         1953 yılından itibaren ise bir gelenek haline gelecek olan kulubun flash ve gösterişli transfer politkasını  Alfredo di Stefanoyu alarak baslamıstır. Fransız spor gazetesi L'Équipe'in editörü ve futbolcu olan Gabriel Hanot'un önerisi, Gusztáv Sebes, Bedrignan ve Bernabéu'nun girişimleri ile 
birlikte 1955 yılında daha sonra UEFA Şampiyonlar Ligi adını alacak olan futbol turnuvası düzenlenmeye başlamıştır. Bu olayla birlikte Barnabéu'nun başkanlığındaki Real Madrid hem İspanyol hem de Avrupa futbolunda kendini önemli bir güç olarak kabul ettirmiştir.Turnuvanın ilk sezonunun finalinde Stade de Reims'ı 4–3 mağlup ederek şampiyon olan Real Madrid beş yıl boyunca üstüste kupada şampiyonluk yaşamıştır. Bu başarısından dolayı da kulübe UEFA tarafından turnuva kupasının orijinalı verilmiştir.1966 yılındaki finalde ise tamamen İspanyol oyunculardan oluşan kadrosuyla finalde Partizan'ı 2–1 devirmiş, 6. kez turnuvanın şampiyonluğunu kutlama şerefine erişmiştir.1966 Avrupa şampiyonu olan bu kadro Diario Marca'nın yayınladığı Beatles'ın She Loves You şarkısının nakaratında geçen "yeah, yeah, yeah" sözlerinden ötürü "Ye-yé" olarak tanınmıştır. 2 Haziran 1978 tarihinde Arjantin'de Dünya Kupası düzenlenmekte iken kulüp başkanı Santiago Bernabéu Yeste ölmüştür. FIFA ise bu durum karşısında üç günlük yas ilan etmiştir Ölümünden sonraki yıldan itibaren ise kulüp tarafından Bernabéu'nun onuruna Santiago Bernabéu Kupası düzenlenmeye başlamıştır.      

   
       1980'lerin başında Real Madrid'in La Liga üzerindeki etkisi eski kadar hissedilmiyordu. Kulüp, 1980 ve 1985 yılları arasında şampiyonluk yakalayamamış sadece üç kez lig ikincisi olmuştur. Ancak kulüp 1980'lerin ikinci yarısında ise tam anlamıyla ligleri domine etmiştir. Bu dönemde iki UEFA Kupası, beş La Liga, bir Kral Kupası ve bir de İspanya Süper Kupası şampiyonluğu kazanılmıştır. İspanyol gazeteci Julio César Iglesias bu kuşak futbolcularına "La Quinta del Buitre" yakıştırmasını yapmıştır. Francisco Buyo, Miguel Porlán, Hugo Sánchez, Manuel Sanchís, Martín Vázquez, Míchel, Miguel Pardeza ve Emilio Butragueño bu kuşağın futbolcularıdır

              1990'ların ikinci yarısında ise Martín Vázquez, Emilio Butragueño ve Míchel'in kulüpten ayrılmasıyla birlikte Quinta del Buitre dağılmıştır.1996 yılında kulüp başkanı Lorenzo Sanz, Fabio Capello'yu teknik direktör olarak görevlendirmiştir. Capello sadece bir sezon görev yaptığı kulüpte Roberto Carlos,Predrag Mijatović, Davor Šuker, Clarence Seedorf, Raúl, Fernando Hierro, Iván Zamorano ve Fernando Redondo gibi döneminin yıldız futbolcularıyla ligde şampiyonluk yaşamıştır. 1998 yılında ise Jupp Heynckes teknik direktörlüğündeki takıma Fernando Morientes'de eklenmiş ve kulüp 32 yıl sonra tekrar UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamıştır. 1998 finalinde Juventus karşısında 1–0 galip gelen takımın golünü ise Predrag Mijatović kaydetmiştir
         
       Temmuz 2000'de kulübün başkanlığına Florentino Pérez seçilmiştir. Pérez, seçim kampanyasında kulübün borçlarını silmek ve tesislerini modernleştirmek için verdiği sözlerin yanında ilk iş olarak verdiği diğer bir söz olan Luís Figo'yu kulübe kazandırmıştır. Sonraki yıllarda ise izlediği yıldız futbolcu politikası gereğince Zinédine Zidane, Ronaldo ve David Beckham gibi dünyaca ünlü futbolcuları transfer ederek "Los Galácticos"u oluşturmuştur. Ancak yıldızlar karması olarak nitelendirilen bu kadro yalnızca 2002 yılında UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunukazanmış, sonraki yıllarda ise ulusal ve uluslararası hiçbir başarı elde edememiştir.
                 2 Temmuz 2006'da Ramón Calderón'un başkan seçilmesiyle Fabio Capello tekrar takımın teknik direktörlüğüne getirilmiş, Predrag Mijatović ise yeni sportif direktör olarak tekrar kulübün bir parçası olmuştur. Real Madrid'i, dört sezon sonra La Liga şampiyonluğuna taşımasına rağmen defansif futbol oynattığı gerekçesiyle Capello takımdan kovulmuştur. 2007–08 sezonunda ise tekrar La Liga şampiyonluğunu tadan Real Madrid, bu şampiyonluk ile kulüp tarihindeki 31. İspanya şampiyonluğuna erişmiştir.
                 1 Haziran 2009 tarihinde, Florentino Perez tekrar Real Madrid'in başkanlık koltuğuna oturmuştur. İkinci başkanlık döneminde yaptığı AC Milan'dan Kaká ve 80.000.000£ bonservis bedeliyle Manchester United'dan Cristiano Ronaldo transferleri ile ikinci Los Galácticos projesini de başlatmıştır. 1 eylül 2013'de Gareth Bale için ödenen 100.000.000€ bonservis bedeli futbol tarihinin en yüksek bonservis bedeli olarak tarihe geçmiş ve Real Madrid gelmiş geçmiş en pahalı transferi gerçekleştirmiştir
                     Barcelona ve Real Madrid arasındaki ezeli rekabet El Clásico adıyla anılmaktadır. Bu rekabet İç Savaş yıllarında siyasi alanda da boy göstermiş, Katalanlar ve Kastilyalılar arasında kültürel ve siyasi gerilimler baş göstermiştir.Francisco Franco döneminde Katalanlar başta olmak üzere tüm bölgesel kültürlere baskı politikası uygulamıştır. İspanyol topraklarında İspanyolca dışındaki tüm dillerin konuşulması yasaklanmıştır.[ Bu dönemde FC Barcelona Katalan halkının sembolü haline gelmiş ve "Més que un club" (Bir kulüpten daha fazlası) adıyla anılmıştır. Diktatörlük döneminde Barcelona'yı desteklemek Manuel Vázquez Montalbán'ın da söylediği gibi Katalan olduğunu göstermenin en dikkat çeken yoluydu. Bu yöntem anti-Franco harekete katılmadan diktatörlüğün muhalifi olduğunu göstermenin de bir yoluydu. Barcelona'nın muhalefeti simgelediği İç Savaş döneminde Real Madrid ise baskıcı merkeziyetçilik anlayışının ve faşist rejimin bir simgesi olarak görülmüştür.

21 Eylül 2014 Pazar

Kuruluş Hikayeleri 2 " Nerazzuri " İnternazionale Milano FC


         Kurulusunda Milan mı onlardan ayrıldı yoksa onlar mı mılandan ayrılarak kuruldu tam olarak bilinmese de     9 Mart 1908 tarihinde isviçreli ve italyan oyunculardan olusan Milan kriket ve Futbol klubu 44 uyesi ile İtalyanın Lombardiya bölgesinde kuruldu.Kuruluş renkleri Mavi ve siyahtan olusuyordu. İnternazionale tarihi boyunca mavi ve siyah renkleri çbuklu formasında kullanmıstır.Mavi Gündüzü,Siyah ise Karanlığı temsil etmektedir.İnternazionale sadece faşizm döneminde kulubun adı ile renklerinde değişmiştir beyaz üzerine kırmızı haç şeklinde Milano bayrağını temsil edecek sekilde idi. Faşizm yıkıldıktan sonra tekrar mavi-siyah çubuklu formalarıan geri döndüler.Kulubun en ünlü lakabı Mavi-Siyahlılar anlamına gelen Nerazzuridir ayrıca yılan anlamna gelen Biscione de söyleniliyor yılan denmesinin sebebi ise Milan kenti için tarihi bir öneme sahip olmasından kaynaklanıyor.Stad ise ezeli rakipleri Milan ile birlikte kullandıkları 80.000 kapasiteli  San Sirodur burayı İntrer Kullandıgı zaman Giuseppe Meazza denmektedir

        İnternazional ilk scudettoyu 1910 yılında 1.Dünya savasında ölen Antrenörleri Virgillio Fosetti ile kazandılar. 1920 de ıkıncı kez scudetto yu kazandıklarında Fosettı baslarında değildi.1922 de İnter kume dusmekten oynadıgı play off macı ile kurtuldu ve ligde kaldı. 1928 de iktidara gelen faşişt yönetim ile birlikte kulubun adı ilk önce Milanes Unione Sportiva , daha sonrada Ambrosiana SS Milano oldu.

         Kulup 1939 yılından itibaren oyuncuları Giuseppe Meazza önderliğinde önce coppa italia sonrada scudettoyu   kazanarak bir ivme yakaladılar ancak 2.Dünya Savasının baslaması ile liglere ara verildi savasın bıtmesı ıle lıglere yenıden start verılırken fasişt yönetimde adı 2 kere değişen takım faşizm sonrası adını bir kez daha değiştirerek bugun kullandıkları İnternazionale Milano FC ismini aldı.ve 1953 ile1954 yılında üst üste iki kez scudettoyu kazandı 
       

         İnter üst üste kazandıgı 2 şampiyonlugun ardın tekrar mutlu sona ulaşmak için 10 sene sabretmesi gerekti takımın basına Helenio Herrera yı getıren inter üst üste 3 kez Serie A ve 2 kezde Avrupa kupasını kazanarak en iyi dönemlerinden birini yasadı bu yuzden takıma Grande İnter yani Muhteşem İnter adı ile anılmaya başlandı 1990 kadar olan surecte 3 şampiyonluk daha kazandılar

     
 1990 da ise takım duraklama dönemine girdi tam 14 yıl suren bu dönemde kulub ezeli rakıpleri Juventus ve Mlanın cok gerisinde kaldı hatta 1994 yılında kume dusmektan 1 puan ile kurtuldular bu surecet elle tutulur basarıları kazandıkları 3 Avrupa kupası dır.Duraklama dönemi olarak adlandırabıleceğimiz  bu dönemde bir çok önemli isim kadroya katılmıs ancak basarılı olunamamıstır hatta Hakan Şükür, Emre Belezoğlu ve Okan Buruk gibi turk yıldızları da transfer etmiştir

      
      Ancak 2005 yılında ortaya cıkan sıke skandalı ile Juventusu kume dusurulup Milanında puanları silinince bir anda Şampiyonluk koltuguna otururdular ve 4 sene üst üste şampiyon oldular özel Adam Jose Mourinhonun takımın basına getirilmesi ile takım Altın çağını yasamıs oldu bu zaman zarfında nerdeyse kazanmadık kupa bırakmadılar en son Şampiyonlar ligini kazanıp Mourinhonun takımdan ayrılması ile bu çağa son verdiler.

          

30 Eylül 2013 Pazartesi

Kuruluş Hikayeleri 1 "The Reds " Liverpool FC

KIRMIZILARIN DOĞUŞU
         
      Liverpool F.C’nin kuruluş hikâyesi oldukça ilginç ve karmaşık. 1888 yılında İngiltere Futbol Ligi kurulduğunda ilk maçlar Anfield Road stadında oynanıyordu. İlk maçta Anfield Road’a gelen Accrington takımı  ‘Maviler’le yani Everton F.C ile maça çıkmıştı.
   

   Everton takımının ilk kuruluş adıyla St. Domingo’s F.C’nin direktörü, Anfield stadının sahibi olan John Houlding’ti.
Houlding Liverpool bölgesi için çok önemli bir isimdi. İlerleyen yıllarda Everton kulübüyle John Houlding arasında çıkan anlaşmazlıklar sebebiyle Everton Anfield Road’u terk ederek Stanley Park’ın karşı tarafına geçerek Goodison Park’ta maçlara çıkmaya başladı.
          Bu anlaşmazlıkların temeli stadın kira ücreti ve stadta bazı ürünlerini satmak isteyen John Houlding ile Everton takımının diğer yönetim kurulunun düşüncelerinin ters düşmesine dayanıyor.
John Houlding’in bu isteği hem kendine biraz kar sağlamak ve elde edilen parayla Everton takımına transfer yapmaktı. Fakat bu tartışmalar sonucu Everton ile John Houlding’in yolları ayrıldı.
          Anfield Road’un sahibi John Houlding 15 Mart 1982 tarihinde derhal yeni bir takım kurdu. Everton ismi daha resmi olarak onaylatılmadığı için takımın adını Everton F.C koydu fakat bu İngiltere Futbol Federasyon’u tarafından kabul edilmedi çünkü gayri resmide olsa Everton F.C adı kullanılmaktaydı.
          Haziran 1982 tarihinde takımın adı konulmuştu LIVERPOOL F.C. takımın birçok oyuncusu Everton F.C ile ayrıldığı için Liverpool takımı baştan kurulmalıydı. Everton yönetiminden 2 önemli isim John Houlding ile kalmaya karar vermişti. Bu isimler Barclay ve John McKenna’ydı. McKenna’yı oyuncu transferi için yetkilendiren John Houlding transfer için 500 pound verdi. Bu parayla İskoçya’ya giden McKenna birçok İskoç’u takıma kattı.
          O dönemde bütün İskoç futbolcuların soyadı ‘Mac’ ile başladığı için Liverpool’un takma adı ‘Mac’ler takımı olarak geçmeye başladı. İlk 3 maçını farklı kazanarak başlayan Liverpool ortalama 7 gol attı.
   
   Liverpool tarihinin en büyük geleneğini 2. maçta takımın kaptanı McVean başlattı. O maçta para atışını kazanarak Anfield Road tarafındaki kaleyi seçti ve o tarihten itibaren birçok takım kaptanı maçlarda hep Anfield Road tarafındaki kaleyi seçmeye başladı.
        Kuruluşunun ilk yılında İngiltere 2. Ligi’nde resmi maçlara çıkmaya başladılar. Bu sezon çok başarılı futbol sergileyen Liverpool takımı ilk sezonun sonunda bir üst lige çıkmayı başardı.
İlk sezonda tekrar 2. Lig’e düşen ‘Merseyside kırmızıları’ ertesi sezon tekrar 1. Lig’e çıktı. 1900/01 yılında 1. Lig’de şampiyonluğu kazanarak artık İngiliz futbolunda söz sahibi olacağını göstermeye başladı.
 
   Liverpool F.C kuruluşuyla beraber Everton ile aynı forma renklerini paylaşmaktaydı. Mavi ve Beyaz Liverpool’un ilk renkleriydi.2 yıl boyunca bu renkleri taşıyan Liverpool 1894 yılında kırmızı formayı giymeye başladı ve Merseyside Kırmızıları oldular. 60 yıl boyunca kırmızı forma beyaz şort giyen Liverpool’da değişen sadece çorap renkleri oldu.
          1964 yılında Liverpool efsanesi Bill Shankley  Anderlecht ile oynanacak maç öncesi soyunma odasına girip Ronnie Yeats’e kırmızı şort vererek bunu denemesini istedi. Bunun üstüne oyuncusunun ne kadar büyük ve korkutucu göründüğünü düşünen Bill Shankley oyuncusuna kırmızı çorapları da vererek tamamıyla kırmızı formayı ortaya çıkardı.
     
  Bu tarihten itibaren efsane kırmızı forma seti doğmuş oldu. Deplasman forması olarak Beyaz forma siyah şort ya da komple sarı giyen Liverpool F.C 1987 yılında ilk kez gri forma seti kullanırken daha sonra yeşil formaya geçti sonra siyah-altın rengi formayı kullanan Liverpool formasına ilk reklam alan takım olarak İngiltere tarihine geçti.
                Takımın arması ise Liverpool şehriyle özdeşleşmiş Liver Bird’ü barındırıyor. Kalkanın içine yerleştirilmiş Liver Bird’ün etrafından kulübün önemli sembolleri var.
         Kalkanın üstünde Shankley Kapısı’nı sembolize eden demirler ve altında takım ile özdeşleşmiş ‘You’ll never walk alone’ yani ‘asla yalnız yürümeyeceksin’ yazısı bulunuyor. Kalkanın her iki tarafında yanan ateş ise Hillsborough faciasını simgeleyen Anfield stadından yanan sonsuz ateşi simgelemektedir.
liverpool1
Liverpool tarihini aslında tam 2 devlet gibi düşünebiliriz. Önce kuruluyor sonra yükseliyor sonra duraklıyor ve en sonunda çöküyor. 1917 yılına kadar Liverpool 2 kez 1.lig 3 kez de 2.lig şampiyonluğu kazandı. 1922 ve 1923 yılında üst üste 2 şampiyonluk kazanan Liverpool resmen bir duraklama devri yaşamaya başladı ve kulüpte işler hiç yolunda gitmiyordu.
          Bu tarihten sonra ilk lig şampiyonluğunu Dünya Savaşı’nın ardından 1946/47 sezonunda yaşayan Liverpool F.C 1950 yılında 2. Kez FA Cup’ta final oynadı fakat yine mağlup oldu ve bu kupayı kazanamadı.
   
          Ve Liverpool F.C’nin çöküşü. 1954 yılında Liverpool küme düştü ve bu sezon takım tam 97 gol yerken sadece 28 puan toplayabildi. 11 Aralık 1954 yılında ise Liverpool tarihinin en farklı yenilgisini aldı ve Birmingham City’e deplasmanda 9-1 mağlup oldu.
        15 Ocak 1959 yılındaki Amatör küme ekiplerinden olan Worcester’a mağlup olması bu çöküşü resmileştirdi. Bu mağlubiyet yeni devrin ve bir nevi devletin temellerini attı.
shankly-1          1 Aralık 1959’da takımın başına efsanevi teknik adam Bill Shankly geldi ve takımdan 24 oyuncuyu yolladı. Yeni stratejiler geliştiren Shankly Liverpool takımını 3 yıl sonra bir üst lige çıkardı ve Liverpool F.C’nin engellenemez yükselişi başlamış oldu.
          1964 yılında lig şampiyonluğu kazanan Liverpool aynı zamanda Charity Shield kupasını West Ham ile paylaştı. 17 Ağustos 1964 yılında Liverpool F.C ilk Avrupa maçına çıktı. İlk maçında Reykjavik deplasmanına giden Liverpool mükemmel bir başlangıca imza attı ve maçı 5-0 kazandı.
Takımın ilk golünü yedek forvet Gordon Wallace attı. Aynı sezon komple kırmızı forma efsanesi başladı. 1965 yılında Liverpool’un 73 yıllık hasreti sona erdi.  FA Cup finalinde Kırmızıların rakibi Leeds United’tı. 90 dakikası berabere biten maç uzatmalara taşınmıştı.
1947 yılından beri ilk kez bu kupanın finalinde uzatmalar oynanıyordu. Uzatmalara başlar başlamaz ataklarını sıklaştıran Liverpool 93. dakikada Roger Hunt sahneye çıktı ve kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. 8 dakika sonra Leeds United beraberlik golünü buldu.
Fakat 111. dakikada Liverpool tekrar öne geçti. Ian St. John mükemmel uçan kafasıyla topu ağlarla buluşturdu ve Liverpool’a kupayı kazandırdı. 1966 yılında kulüp ligi tekrar kazandı.
5 Mayıs 1966 yılında Liverpool F.C ilk Avupa kupası finalini oynadı. Kupa Galipleri Kupası finalinde Borussia Dortmund ile karşılaşan Liverpool maçtan 2-1 mağlup ayrıldı. 1973 yılında tekrar lig şampiyonluğu kazanan Liverpool F.C. aynı yıl ilk Avrupa Kupası’nı da müzesine götürdü. UEFA Kupası niteliğinde çift maçlı final sisteminde Liverpool Borussia Mönchengladbach ile karşılaştı.
               İlk maçı Anfield Road’ta 3-0 kazanan Liverpool 2. maçta deplasmanda 2-0 mağlup olmasına rağmen kupayı kazanma başarısı gösterdi.  1974 yılında tekrar FA Cup’ı kazanan Liverpool’da büyük bir şok yaşandı ve Bill Shankley görevi bırakarak emekliye ayrıldı. Büyük çabalara rağmen takımın başına tekrar geçmeyen Shankley Liverpool F.C başında tam 15 yıl görev aldı ve takımın efsaneleri arasında yerini aldı.
     
  Takımın başına Shankley’nin yardımcısı Bob Paisley geçti. 15 yıllık kuruluş dönemi ardından Liverpool’un engellenemez yükselişi bu dönemde gerçekleşti ve Paisley takım tarihinin en başarılı teknik patronu oldu. 1974-83 yılları arasında takımın başında görev aldı. Bu dönemde Liverpool tam 6 kez lig şampiyonu oldu. 1976 yılında 2. Kez UEFA Kupası’nı kazanan Paisley’in Liverpool’u 1977 ve 1978 yıllarında üst üste Avrupa’nın en büyüğü oldu ve Avrupa Kupası’nı müzesine götürdü. Bob Paisley 9 yıl sonunda 1983 yılında emekliye ayrılırken takımına tam 21 kupa kazandırdı. Bunlardan en önemlileri 3 Avrupa Kupası, 1 UEFA Kupası, 6 Lig şampiyonluğu ve 3 Lig Kupasıydı.
Paisley gittikten sonra takımın başına Joe Fagan getirildi. Fagan ilk sezonda hem Liverpool tarihinde hem İngiliz futbol tarihinde bir ilke imza attı ve 3 büyük kupayı Liverpool’a kazandırdı;
Avrupa Kupası, Lig Kupası ve Lig şampiyonluğu. 2. sezona da iyi giriş yapan Liverpool Avrupa’da yine finale çıkmıştı fakat finaldeki Juventus maçı öncesi yaşanan Heysel faciası ve takımın finali 1-0 kaybetmesinden sonra Fagan görevi bıraktığını açıkladı.
Heysel faciası sonrası Liverpool 6 yıl Avrupa maçlarından men cezası aldı.
     
     Takımın başına Kenny Dalglish oyuncu-manajer olarak geçti. Takım başına geçtiği 1985-86 sezonunda Lig şampiyonluğunu kazanan Liverpool aynı sezon FA Cup finalinde ezeli rakipleri Everton’ı 3-1 geçerek duble yaptı. 1986-87 sezonu ise gerçekten çok kötü geçti acaba Liverpool duraklama devrine mi giriyor eleştirileri yükselmeye başladı.
       Ian Rush sezon sonu satılırken takıma ileride efsaneler arasına girecek olan John Aldridge’i kadrosuna kattı ve 1987-88 sezonunda takım tekrar şampiyonluğa ulaştı ve sadece 2 mağlubiyet aldı.
1988-89 yılında FA Cup’ta yine Everton’ı yenerek ulaşan Liverpool şampiyonluğu ise son dakikada yediği gol ile averajla Arsenal’e kaptırdı.
   
            Bu sezon Liverpool tarihindeki 2. büyük facia olan Hillsborogh faciası yaşandı. 1990 yılında 18. şampiyonluğun ardından Dalglish döneminin sonuna gelindi ve Dalglish görevi bıraktı.
Görevi bırakma sebebi olarak Hillsborough faciasını gösteren teknik adam hayatında ilk defa kendini Liverpool’un önüne koyduğunu ve kendi menfaatlerine göre hareket ettiğini dile getirdi. Ayrıca 18. şampiyonluk Liverpool’un son şampiyonluğu oldu.
              Liverpool için duraklama dönemi başlamış oldu. Takımın başına Graeme Souness getirildi fakat tek başarısı 1992 yılındaki FA Cup zaferiydi.
Sonra takımın başına gelen Roy Evans 1995 yılında Lig Kupası’nı kazandı.
1998 Kasım ayında ise Gerard Houllier takımın başına tek sorumlu olarak getirildi. İlk sezonunda kötü performans sergileyen Gerard Houllier’in Liverpool’u ligi 8. sırada tamamladı.
           1999-2000 sezonunda ise 4. olarak UEFA’ya gitme şansı yakaladı.
2001 sezonu ise çok başarılı geçti. Ligi 3. bitirmesine rağmen UEFA Kupası’nı kazanan Liverpool ayrıca FA Cup ve Lig Kupası’nı müzesine götürmeyi başardı.
Fowler, Gerrard ve Owen bu sezon inanılmaz performans sergileyerek. Liverpool efsaneleri arasına gireceklerinin ilk sinyallerini verdiler.

Ayrıca bu sezon Avrupa Süper Kupası’nı da 2. kez müzesine götürme başarısı gösterdi 2001-2002 sezonunda 2. olan Liverpool bir sonraki sezonda şampiyon olamayınca Gerard Houllier’in görevine son verildi.
          Ve 16 Haziran 2004 tarihi itibariyle Rafael Benitez devri başladı. İlk sezonunda ligi 5. bitirmesine karşın Liverpool Milan ile İstanbul Olimpiyat Stadyum’unda oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde 3-0dan geri gelip 6 dakikada 3 gol bulurken maç 3-3 bitti.
          Uzatmalarda da gol olmayınca maç penaltılara kaldı ve Liverpool penaltılarla bu kupayı kazanarak tarihin en heyecanlı finallerinden birine imza attı. 2005 yılında ayrıca Super Kupa’yı da müzesine götürdü. 2006 yılında FA Cup’ı kazanan Liverpool 2007 Şampiyonlar Ligi finalinde tekrar Milan ile karşılaştı fakat bu kez maçı 2-1 kaybetti ve kupayı kazanamadı. Liverpool yıllardır hasretini çektiği Lig şampiyonluğuna hala ulaşabilmiş değil.


Kop tribünü Güney Afrika’da bulunan ve 2. Boer Savaşı’nın olduğu ve birçok Liverpoollunun öldüğü Spion Kop tepesinin kısaltılmış versiyonudur ve adını bu tepeden alır.
Dünyanın en ateşli ve en iyi taraftar grubuna sahip olan Liverpool maçlarını ortalama 44bin seyirci önünde oynamaktadır. Bu rakam İngiltere ligindeki en yüksek 4. ortalamadır.Everton ve Manchester United ile oynanan derbi maçlarında KOP tribünün etkisi yadsınamaz. Ayrıca meşhur marşları ‘You’ll never walk alone’ artık KOP tribünüyle özdeşleşmiş durumdadır.

 
            29 Mayıs 1985 tarihinde Heysel de oynanan final maçında Liverpool taraftarlarının Juventus taraftarlarına saldırması sonucu köşeye sıkışan Juventuslular duvara yüklenince duvar çöktü ve 39 Juventus taraftarı canından oldu. Bu taraftarlardan 32si İtalyan, 4ü Belçikalı, 2si Fransız, 1i de Kuzey İrlandalıydı.UEFA bu facianın faturasını Liverpoollu taraftarlara keserken Liverpool Avrupa Kupalarından 6 yıl men cezası aldı. 27 taraftar tutuklanırken 5 ay süren dava sonucu 14 Liverpool taraftarı 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

   
   Liverpool armasında bile yerini alan Hillsborough faciası 15 Nisan 1989 yılında gerçekleşen 96 Liverpoollu taraftarın ölümüyle sonuçlanan facia Liverpool tarihindeki en acı olay oldu.
14bin kişilik tribüne polis tarafından fazla taraftar alınması sonucu 96 taraftar demir parmaklıklara sıkışarak can verdi. Her yıl Liverpool taraftarları bugün anma törenleri düzenlerken Liverpool resmi sitesinde bu faciada hayatını kaybeden bütün taraftarların adları ve fotoğrafları bulunuyor.
     



  Liverpool kurulduğu ilk günden beri maçlarına Anfield Road da çıkıyor. 1884 yılından beri ayakta olan Anfield Road’un sahibi aynı zamanda Liverpool’un kurucusudur.
45,632lik kapasitesiyle UEFA’nın elit stadyumları arasındadır. Stadyumdaki Kop tribünü 28,000 taraftar almaktadır ve dünyada en çok taraftar alan blok olarak ön plana çıkmaktadır.
60,000 kişilik stadyum için Liverpool şehir meclisinden onayı alarak Stanley Park Stadyumu inşası için izin aldı fakat kulübün içinde bulunduğu mali durum sebebiyle stadyumun inşaatını durdurdu ve hala Anfield Road’ta maçlarına çıkmaya devam ediyor.